Makaleler

26. 09. 2004 tarihinde kabul edilen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu(TCK)’nun amacı, kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğu’nun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirleri’nin türleri düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza…

Devamını Oku


İstinaf, İlk derece Mahkemesi’nin Ceza davası ile ilgili verdiği son kararın üst dereceli mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hem maddi vakıa yönünden hem de hukuka aykırılık yönünden yeniden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Temyizden farklı olarak istinaf muhakemesinde son kararın hukuki veya maddi sebeplere dayalı olarak ortadan kaldırılması ve yeni bir son karar verilmesi mümkündür.İstinaf aşamasından sonra İstinaf Mahkemesinin verdiği…

Devamını Oku


Uzlaşma Ceza Muhakemesi Kanununda 253.madde de düzenlenmiştir.Ceza davalarında şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur. C.Savcısı,yapılan soruşturmanın durumuna göre kanunun uzlaşma yapılabilmesi olanağı verdiği hallerde,faili bu kanunun öngördüğü usullere göre davet ederek suçtan dolayı sorumluluğunu kabul edip etmediğini sorar.Fail suçu ve fiilinden doğmuş olan maddi ve manevi zararın tümünü veya bunun…

Devamını Oku


ARABULUCULUK: Arabuluculuk, Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanunu kapsamında kabul edilmiş, mahkeme dışı, etkin bir çözüm yoludur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı bir “ARABULUCUNUN” yardımıyla birlikte görüşerek ortak bir çözüme ulaşabilirler. Arabuluculuk yönteminde bu çözüm doğrultusunda oluşturulan anlaşma Mahkeme kararı yerine geçmektedir. Uyuşmazlık sürecinde arabuluculuktan yararlansanız bile,çözüme ulaşamadığınızda her zaman yargı yoluna başvurmanız mümkündür. Arabuluculuğun amacı,tarafların gereksinimleri doğrultusunda en uygun çözüm yolunu bulabilmektir. ARABULUCULUĞUN…

Devamını Oku


MARKA: Bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşulu ile kişi adları dahil, sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaret olarak tanımlanmaktadır. Markaların tescili zorunlu olmamakla birlikte tescil marka üzerindeki hakları ispatlayan ve marka ihlalini engelleyen en…

Devamını Oku


6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda İşveren ve İşveren Vekili kavramları ile ilgili hükümler aşağıdaki gibidir: İşveren:Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade eder. İşveren adına hareket eden,işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri 6331 sayılı Kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır. İşveren veya işveren vekillerin İSG hizmetlerini yürütebilmeleri için; İşyerinin…

Devamını Oku


03.12.2016 tarihli ve 29907 sayılı Resmi Gazetede“6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesi ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nin 6.maddelerinde yer alan parasal sınırların artırılmasına ilişkin yayımlanmış tebliğ’den kısaca bahsetmek isterim. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesinde Tüketici Hakem Heyetleri için belirtilen parasal sınırlar,01.01.2017 tarihinden itibaren Maliye Bakanlığı tarafından 2016 yılı için yeniden değerleme oranı olarak ilan edilen % 3,83…

Devamını Oku